Hayatına Dahil Edebileceğin Kolay ve Değerli 5 Rutin Önerisi

Hindistan yolculuğumun bana öğrettiği en önemli şeylerden birisi günün sabahın erken saatlerinde başlamasıydı.  Sabah 05.00 gibi uyanıyor, kendime gelmek için tabiri caizse sistemin açılmasını bekliyordum. İnsan içine karışabilir kıvama gelince de hazırlanıp günlük rutinlerimi gerçekleştirmek üzere yola koyuluyordum.

Unutulmayacak anılar biriktirdiğim uzun bir yolculuğun içerisinde üstelik Hindistan gibi mucizevî ve spritüel bir coğrafyada günün erken saatlerinde hayatı selamlamak bir nebze daha kolaydı. Kendi şehrime, hayatıma ve yaşam tempoma döndüğümde işler değişti. Yolculuk sırasında edindiğim disiplin dönüşümle birlikte silinmeye başladı. Burada saat 08.00’de işimin başında olmam gerekiyordu. Yine 05.00’te uyanmamam için hiçbir sebep yoktu. Bir süre bunu uyguladım da. Zaman içerisinde günlük rutinlerim beni yormaya başladı. Hindistan’a gitmeden önce de bazı uygulamalar yapıyordum fakat düzenli ve disiplinli bir şekilde yani rutin olarak hayatıma aldığım her alışkanlık beni tüketmeye başlamıştı. Çünkü yaklaşık günün 10 saatini iş yerinde geçiriyordum. Gün içinde mini bir kestirme, onu bırak ayaklarımı birkaç dakikalığına uzatıp gün içi kısa bir dinlenme fırsatım bile yoktu. Sürekli ekran başında, bitmeyen toplantılardaydım ya da şantiyelere gidip geliyordum.

Gün içinde meditasyon mu? Güleyim bari. Hatta toplu halde gülerlerdi. İşler değişmişti. Bir kez daha hayatımı istediğim şekle uyarlamak zorundaydım. Bazı günlük rutinlerimi düzenledim. Bazılarını ise haftada bire, bazılarını ayda bire düşürmek durumunda kaldım fakat rutinlerin sağladığı yararları bildiğimden hiç olmamasından iyidir diyerek yoluma devam ettim.

Peki nedir bu günlük rutinler?

Bu satırda bir kısım okuyucunun aramızdan ayrıldığını biliyorum. Yine de sabah erken kalkmak çok değerli bir alışkanlıktır. Her şeyden önce kendinizle vakit geçiriyorsunuz. İnsan içine karışmadan evvel kendinizle baş başasınız. Her ne yaparsanız yapın. Sadece 1 saat erken kalkmak bile size çok şey katacaktır. Kendinize ayırdığınız bu vakitte ister egzersiz yapın ister yazı yazın isterseniz kitap okuyun, bilincin ve bedenin en berrak olduğu bu dakikaları sadece kendinizle geçirin.

Peki ben ne yaptım?

05.00’te uyanmaktan vazgeçmedim. Sabaha Kriyalarla (temizlik yöntemleri) başladım. Ardından günlük yoga pratiğimi yaptım. Bu konudaki tavrımı esnetmek durumunda kalmıştım. Nefes egzersizlerinin bir kısmı ve uzun meditasyonlar sabah rutinlerinden çıkmıştı. Bazı sabahlar 1 buçuk saati bulan pratiğim de bazen yarım saat olabiliyordu. Bir önceki günden kalan yorgunluk her ne ise ona göre pratik değişiyordu. Gün boyunca ihtiyacım olan yakıtı almak için kahvaltı yaptıktan sonra kendimi sokaklara atabilirdim. Sabah rutinlerimden bir kısmı günün başka saatlerine kaydırılmak zorunda kalmıştı.

2. MEDİTASYON YAP

Günün erken saatlerinde yeryüzü uyanırken, kuşlar ilk şarkılarını söylemeye başlarken meditasyon yapmadıysanız mutlaka bir kez deneyin derim. Yapmanız gereken tek şey, uzun bir omurga ile sessizliğin, sakinliğin içerisinde oturmak. Uzun bir omurga nefes alış verişler için değerli bir duruştur. O yüzden ister bir matın üzerinde isterse sırtınızı duvara yaslayarak dik bir oturuşta bunu deneyimleyebilirsiniz. Telefonun zamanlayıcısını ilk seferinde 5 dakikaya ayarlayın ve saat çalana kadar zamanla ilgilenmeyin. Sadece beş dakika sessizliğin içerisine yerleşin. Ve ilerleyen zamanlarda bunu 10 dakikaya çıkarabilirsiniz. Ve ardından dakikaların nasıl geçtiğini anlamadan varoluşun sessiz şarkısını dinleyebilirsiniz.

Güzel haber şu, meditasyonu sabah saatlerinde yapmak durumunda değilsin. İşten geldiğin zaman üstünü başını değiştirip günün yorgunluğunu ve kaosunu bedeninden ve zihninden atmak için meditasyona oturabilirsin. Meditasyona oturmak diyorum çünkü böyle başlamak en iyisi olabilir. Pratik ettikçe meditasyonun hayatın her anında var olduğunu görebilirsin. Kısacası akşam saatleri de sana uygun olan bir zamanda meditasyon için gayet güzel bir aç-kapa işlemidir. Arka planda açık kalan klasörleri temizlemek ve yenilenmek için harika bir fırsattır.

Peki ben ne yaptım?

Meditasyonu akşam saatlerine öteledim. Yatmadan önceki son yarım saatimi meditasyona, duaya ve şükretmeye ayırdım. Uyku kalitem gün ve gün artıyordu. Sabah çok daha zinde uyanmaya başladım. Sanki enerji alanım her gün biraz daha temizleniyordu. Hayatıma çektiğim durumlar bile değişmeye başladı. Zaman yönetiminde meditasyon akşama kaymıştı.

Ufak bir hatırlatma; meditasyon oturup gözler kapalı düşünmek ya da hayallere dalıp başka yerlere gitmek, bir kaçış anlamına gelmesin. Nefes alışverişlerini izleyerek, sesleri dinleyerek başlayabilirsin meditasyona. Hatta yumuşak tonlarda bir müzik bile açabilirsin. Sadece kendi bedeninle ilgilendiğin, kendi nefesinle hemhal olduğun birkaç dakika aslında meditasyon. Bir tür hiçbir şey yapmama halidir.

3. NEFESİNİ FARKET

Nefes tabiri caizse bir ilaçtır. Bununla ilgili daha detaylı yazılarım olacak fakat söyleyebileceğim en önemli şey ‘nefesin değişirse sen değişirsin’. Nefes egzersizleri binlerce yıllık uygulamalardır. Sen bu kadim teknikleri tek tek üzerinde uygulamak zorunda değilsin tabi ki fakat uygulasan şahane olurdu. Yine de yapabileceğin çok basit bir şey var. Bu basitliğin içerisinde apayrı bir mucize seni bekliyor.

Nefesi fark etmek; evet! Nefesini fark ederek her şeyi değiştirebilecek güce sahipsin. Çoğu insan nefes alış verişin kendiliğinden gerçekleşmesinin nesinin mucize olduğunu düşünür. Düşünmeden nefes alıp veriyoruz. Ve bedenimizin çalışan sisteminde öncelik hep nefeste. Çünkü nefes varsa yaşam var. Nefes alamıyorsan ölüm gerçekleşiyor. Bu muazzam sistemin kendisinin bir mucize olması bir yana ona engel olmadığın zaman hayatın sonsuz olasılıklarına kapılar açan bir sihirli değnek adeta.

Bu kadar da abartma diyenler olabilir! Tabi ki böyle düşünebilir bazı kişiler. Hiç nefesi ile çalışmamış insanların böyle düşünmesi çok doğal.

Nefes alışverişlerinin nasıl olduğunu fark etmek için gözlerinin kapatıp önce ağzından derin bir nefes boşaltıp sonra bir süre burundan nefes alıp verebilirsin. Ve bunu yaparken bir araştırmacı gazeteci gibi nefesin her bir ayrıntısını gözlemleyebilirsin.

Nefes nerede? Nasıl akıyor bedeninde? Hızlı hızlı mı nefes alıyorsun? Yoksa derin ve geniş nefesler mi akıyor burun deliklerinden içeri? Alırken mi acele ediyorsun yoksa boşaltırken mi? Nefes göğüs kafesinde mi yoksa kasıklarına kadar iniyor mu? Tüm bunlar olurken hislerin nasıl? Nefes nasıl bir yol izliyor?

Sadece birkaç dakika nefes al ve nefes ver ve izle.

Nefes tabiri caizse bir ilaçtır.

Peki ben ne yaptım?

Ben sabahları nefes egzersizlerini pratiklerime dâhil edebildiğim kadar ettim. Olmazsa akşamları meditasyonla birleştirdim. Yine istikrarsızlık boy gösterirse en kötü ihtimalle gün içinde kısa molalar yarattım.

Nasıl mı?

Oturduğum yerde gözlerim açık bir şekilde ekrana bakarken nefesimi izledim. Beni görenler gözümün daldığını düşünüyor olsa gerek fakat ben o sıralarda nefesimi izliyordum. Sonra bu haldeyken iş arkadaşlarımın yanıma gelerek bana soru sorup bu anı böldüğünü fark ettim. Kendime rahatsız edilmeyeceğim bir ortam bulmak için bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm ve aklıma tuvaletler geldi. Kimse beni tuvalette rahatsız edemezdi. Kime ne belki işim uzun sürüyor diye içimden gülerek tuvaletin yolunu tuttum.

Dediğim gibi sadece birkaç nefes. O anki durumu farkeetmek, nefesi bilinçli bir şekilde rahatlatmak,  gözlemlemek için gün içinde bunun için kendime zamanlar yarattım. Bazen ofiste ekrana bakarken, bazen bir tuvalette bazen ise metroda gözlerim kapalı uyuyomuş gibi yaparak.

Mevzu başkası değil sizsiniz. Kendinizle kalıyorsunuz. Nefesi fark ediyorsunuz. Birkaç nefes alış verişte kendi dünyanızda neler olup bittiğini görebiliyorsunuz. Ne işe mi yarıyor?

Kendinizi biliyorsunuz!

4. SU İÇİN

Su içmek sağlıklı bir zihin ve beden için son derece gereklidir. Klişe gibi gelecek ama su sağlıktır. Gün içinde unuttuğumuz bir sağlıklı olma halidir. Beden sıvı ile iletişim kuran müthiş bir yapıya sahip. Bu sistem içerisinde suyun azaldığını düşünsenize? Sağlıklı düşünememekten tutun da fiziksel işlevleri yerine getirememeye kadar birçok durumun ardında susuzluk olabiliyor. Günde kaç litre içeceğiniz biraz kilo ve yaşam tarzınıza kalmış olsa da en az 8 bardak suyu hayatınıza dâhil edin.  Uzmanlar 2.5 litre diyor fakat bazı günler bu kadar suya ihtiyacımız olmuyor olabilir. Bazı günler ise bu miktar bile ancak yetiyor.

Ben ne yapıyorum?

Her sabah temizlik rutinlerimden sonra güne 1 bardak su ile başlıyorum. İçtiğim su hep oda sıcaklığında. Yoga pratiklerimin ardından da bir süre bekliyorum ki pratiğin etkileri bedenimde biraz demlensin ve ardından bol su ile bedenimi tazeliyorum.

Gün içinde ise yanımda hep bir su şisesi ile dolaşıyorum. Şişenin malzemesinin de cam olmasına özen gösteriyorum.

Biliyorum ki çok az su tüketenler var. Bunun iyi bir şey olmadığının da farkındalar üstelik. Bu durumu değiştirmek için yapılabilecek birçok şey var, bunlardan ilki su içmeyi bir mesele halinden çıkarıp eğlenceli bir aktivite haline getirmek. İşe güce dalıp unutuyorsanız hatırlatıcı da kullanabilirsiniz. Artık akıllı telefonlarda su içme programları bile var. 

Düzenli yapıldığında enerjiniz birkaç güne değişecek.

5. ŞÜKREDİN

Bana yıllar önce bir hocam şükretmenin öneminden bahsetmişti. Hatta ödev bile vermişti. Her gün şükredecek bir şeyler bulup defterine yaz demişti. Yapamıyordum. Şükredecek bir şey bulamıyordum. Bir yanım da bunun son derece saçma bir çaba olduğunu söylüyordu. İçim almıyordu şükür falan. Niçin şükredecektim ki.. Neye şükredecektim? Herkes gibi yaşıyordum işte. Herkes kadar sorunlarım vardı, sevinçlerim de herkesinkine benziyordu. Bunların arasında bana verilen ayrıcalıklı ne vardı da şükredecektim. Günün birinde hayatımın altüst olmasıyla anladım ki şükredilecek çok fazla şeyim varmış. Hala nefes alabilmeme ve hayatta sevdiklerimle birlikte olmaya şükretmekle başladım. Şükrettikçe büyüyen bir çemberin varlığını fark ettim. Şükrettikçe hayatım genişledi. Daha çok şükredecek şey geldi hayatımın içine.

Şükür pratiğini yazarak değil fakat sesli bir şekilde her günün sonuna ekledim. Her gün sahip olduklarımın sahibine ya da her ne ise bu muazzam güç, ona teşekkür etmek için bir buluşma ayarlıyorum. Hayatına katacağın en değerli rutin bu olabilir.

Namaste!

Elif Çelikkayalar

Previous PostNext Post

Related Posts